1940'larda New York'ta evsiz kalan sanatçıların eski fabrika ve depo binalarını yaşam alanına dönüştürmesiyle başlayan "Loft" akımı, bugün lüks, özgür ve entelektüel bir yaşam tarzının simgesi haline geldi. Endüstriyel mimarinin ham ve dürüst karakterini taşıyan loft daireler, modern konut projelerine de ilham vermeye devam ediyor.
Bir Yapıyı "Loft" Yapan Mimari Özellikler
Klasik apartman dairelerinden tamamen farklı bir DNA'ya sahip olan loft mimarisinin temel taşları şunlardır:
- Yüksek Tavanlar ve Asma Kat (Asma Katlı Yapı): Tavan yükseklikleri genellikle 4.5 - 5 metrenin üzerindedir. Yatak odası genellikle salona yukardan bakan şık bir asma katta (loft floor) yer alır.
- Açık Plan Düzeni: Evin içinde banyo hariç neredeyse hiç iç bölme duvarı bulunmaz. Mutfak, salon ve çalışma alanı devasa bir tek mekan (open-space) olarak kurgulanır. Alanlar birbirlerinden mobilyalar veya cam bölmelerle ayrılır.
- Ham Malzemeler: Duvarlarda sıvasız bırakılmış orijinal kırmızı tuğlalar veya brüt beton yüzeyler; yerde ise endüstriyel epoksi veya helikopterli şap betonlar tercih edilir.
- Görünür Tesisat: Havalandırma kanalları, elektrik boruları ve su tesisat boruları tavanın altında gizlenmek yerine, bakır veya siyah metal şıklığıyla açıkta bırakılarak estetik birer öğeye dönüştürülür.
Modern Konutlarda Loft Esintisi
Bugün sıfırdan yapılan lüks villa veya rezidans projelerinde "Loft Tarzı" mimari elemanlar sıklıkla uygulanmaktadır. Özellikle salon kısımlarında bırakılan Galeri Boşlukları (iki kat yüksekliğindeki tavanlar) ve devasa endüstriyel siyah metal pencereler, mekanlara muazzam bir hacim, ferahlık ve sanatsal bir karakter kazandırmaktadır.